Böyle konuşmuştu Başbakan Erdoğan; geçen yılın Mayıs ayındaki parti kongresinde, Türkiye’nin geçmişteki etnik politikalarını eleştirirken, “Yıllarca bu ülkede bir şeyler yapıldı. Farklı etnik kimlikte olanlar ülkemizden kovuldu. Acaba kazandık mı? Aklı selimle bunlar düşünülmedi. Bu aslında faşizan bir yaklaşımın neticesiydi…”
Peki ya bugüne gelindiğinde neler değişti. Başbakan Erdoğan bu kez, İngiltere’deki açıklamalarında, ülkemizdeki kaçak Ermeni işçiler için, “Ama yüz binini biz ülkemizde şu anda idare ediyoruz. E ne yapacağım ben yarın, gerekirse bu yüz binine hadi siz de memleketinize diyeceğim, bunu yapacağım…”
Madem ki bu insanların yasadışı olarak ülkemizde barınması yanlıştı da niçin şimdiye dek göz yumuldu? Güvenlik güçlerinin görevi, bu gibi kimseleri belirlemek ve sınır dışı etmek değil miydi? Ya da farklı bir açıdan bakarsak ABD’de ve Avrupa’da lobi faaliyetleri yürüten güç ve para sahibi Ermenilerin yaptıklarının bedelini; -çoğunluğunu kadınların oluşturduğu- evlerde çocuk bakarak, gündelikçilik yaparak hiçbir güvencesi olmadan çalışan yoksul kişilere ödetmek ne derece adildir?.. Bizim vatandaşlarımız olmasa bile, insanların geleceğinin Ermenistan’la ilişkilerde pazarlık konusu edilmesi doğru mudur?.. Topluca sınır dışı sahneleri, Türkiye’nin dışarıdaki itibarını zedelemekten ve sözde soykırımı savunanların eline koz vermekten başka ne işe yarayacaktır?..
Ayrıca dünyanın dört bir yanında benzer şartlarda hala kaçak olarak çalışmayı sürdüren yüz binlerce Türk’ün varlığı da hesaba katılmalıdır. O ülkelerin aynı uygulamayı gerçekleştirmesi halinde, ülke olarak vereceğimiz tepki çok sert olmaz mıydı? Yaşadıkları yere alışarak kök salmış bireylerin hayatını topluca değiştirmeye çalışmanın, kötü niyetli bir yaklaşım olduğunu savunmaz mıydık? Belki de tolumca, işi boykota kadar vardırırdık…
Böylesi uç fikirler yerine, ABD Temsilciler Meclisinin 1915 olaylarını soykırım olarak tanımasının ardından, niçin bu ülke ile ticari ilişkilerimizi yeniden gözden geçirmiyoruz? ABD ile aramızda 45 milyar dolarlık savunma sanayiine yönelik anlaşmalar hala masada bekliyor. ABD’nin ülkemize yaptığı 10 milyar dolarlık ihracat da cabası…
Türkiye’nin sergilemesi gereken kararlı tavrı, daha soğukkanlı değerlendirerek etkili ve kesin sonuçlar alınmasına yönelik başka adımlar atması sanırım herkesin önceliği olmalıdır.